Yaz tatilinin biraz daha uzaması okul özlemini ve yeni öğretim yılına başlama heyecanını da arttırdı.

Özel Evrensel Okulları 2015-2016 eğitim ve öğretim yılına velilerimizin ve tüm öğretmen, öğrencilerimizin hazır bulunduğu okulumuz konferans salonunda yapılan bir törenle başladı.

DSCF5797

Okul Kurucumuz Sayın Cavit GÜRSOY konuşmasında okulumuzun felsefesini, ilkesini,  üstlendiği görev ve sorumlulukları bir kez daha hatırlatırken okullarımız öğrencilerinin başarılarıyla ilgili sayısal bilgiler de verdi.

SONY DSC

Mezunlarımızdan Simay TUNÇKILIÇ konuşmasında “ikinci yuvam” dediği Evrensel Kolej’in onu yalnız hayalindeki üniversiteye hazırlamadığını, bunun yanında katıldığı sosyal etkinliklerle de aydın, kendine güvenen, sorun çözen insan olarak hayata hazırladığını belirtti.

SONY DSC

Kolej ve Fen Lisesi öğrencilerinden oluşan koronun söylediği marşlar ile Evrensel Ortaokulu öğrencilerinin zeybek oyunu da ilgiyle dinlendi, izlendi.

DSCF5800

Kültür ve uygarlık; insanla, insan için vardır ve insana eğitimle kazandırılır. Bir toplum ancak nitelikli insanlarının oranı kadar niteliklidir, uygardır.

Ve eğitim işleri ertelemeye gelmez.

Büyük Taarruz’a hazırlanılırken Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi ile Milletvekili Mazhar Müfit Bey, Mustafa Kemal’e bir konuyu görüşmeye giderler. Mustafa Kemal masanın üzerine serilmiş bir haritanın başında oldukça düşüncelidir. Gelenler olduğunu fark etmez bile. Hamdullah Suphi’nin “Paşam” seslenişiyle irkilir; onları görünce gülümseyerek ayağa kalkar, ellerini sıkar, “Buyurun” der. Oturmazlar. Hamdullah Suphi Bey “Vaktinizi almayacağız. Öğretmenler Derneği birkaç gün sonra Ankara’da toplanacak, bu toplantıya iki yüzden fazla öğretmen katılacak; Fakat Fevzi Paşa’yı dinleyince tereddüte düştük. Savaşın yoğunlaşacağı anlaşılan bir sırada böyle geniş bir toplantı size ayak bağı olabilir. Uygun görürseniz erteleyelim.” der. Mustafa Kemal:

Hayır, hayır ertelemeyin; cahillikle, ilkellikle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değildir. Toplantıya katılacağım ve konuşacağım.”

 

 

 

DSCF5820

Yıl 2011. Bu okula ilk geldiğimde kelimenin tam anlamıyla bütün duygularım, düşüncelerim karmakarışıktı. Herkes birbirini tanıyor, konuşuyor, selamlaşıyordu. Ama ben tam aksine bir köşede oturuyordum. Günler, aylar, yıllar geçti. Bu okulun  zaman içinde bana kattıkları gerçekten çok fazla. Hayata dair en güzel, en anlamlı şeyleri bu okulda öğrendim. Yeri geldiğinde çok çalışıp bu başarının yanı sıra da zamanı geldiğinde eğlenmeyi,  en iyi şekilde bilgiyle donatılmış, ülkesine bu bilgilerle en yararlı insan olmaya çalışmayı öğrendim. Bu okul bana bunları ilke edinmeyi öğretti. Sadece derste değil hayat boyu başarıyı yakalamak için elimizden gelenin fazlasını yapmayı, daima Atatürk ilkelerinin ve devrimlerinin  ışığında yürümeyi öğrendim. Hayatımdaki en komik anıları bu okulda biriktirdim;  en güzel arkadaşlıklara bu okulda sahip oldum. Hüzünlü, sevinçli her duyguyu burada tattım. Yeri geldi güldüm, yeri geldi ağladım. Bu iki durumda da gerek arkadaşlarım gerek öğretmenlerim, herkes her zaman yanımda oldu. Kendimi hayattaki şanslı insanlardan sayabilirim. Çünkü başta Semra Hocam olmak üzere bütün öğretmenlerim hepimizin bilgili, donanımlı olmamızı ve hayata karşı daima güçlü durmayı öğretti. Bazen hepimiz o bitmek bilmeyen sınavlardan, derslerden, kıyafet kontrollerinden bezdik. Ne zaman bitecek şu okul, dediğimiz günler çok oldu.  Ama hepsi o kadar güzel günler,dakikalar, saniyelerdi ki aradan 50 yıl da geçse unutulmaz anılar… Hemen hemen her etkinlikte okulun sahnesindeydim. Bu bana büyük mutluluk veriyordu.Hatta  Pazar günleri bile okula gelmem bana gösterdi ki bu okul benim ikinci evim olmuş bile. Ailemden çok öğretmenlerimi gördüğüm günler oldu. Evden çok sahnede müzikal provaları yaptığımız günler oldu. Hepsi yaşanmaya değer şeyler. Bu okul beni her şekilde eğitti, büyüttü, koruyup kolladı. Bütün öğretmenlerimin emeği çok büyük ve hiçbirinin hakkını ödeyemem. Tek yapacağım şey çok çalışıp, iyi yerlere gelip onları memnum etmek. Bu okulu okul üçüncüsü olarak bitirdim; bu bana,  bütün öğretmenlerim de gurur veriyor. Bu okuldan dereceyle mezun olmak çok başka bir duygu. Şu anda hayalim olan TOBB ETÜ, İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde burslu okumaktayım. Bundan sonraki hedefim daima çalışmak ve daimi başarıyı sağlamak.  Evrensel  benim evim ve  nerede olursam olayım evim olarak kalacak. Her anımda Evrensel’in bana kattığı değerler olacak. Bana hayatımın en güzel duygularını yaşatan bu okulu asla unutmayacağım.

Saygılarımla

Simay TUNÇKILIÇ

 

Resimler için facebook adresimizi ziyaret edebilirsiniz.