Evrensel Kolej öğrencileri, öğretmenleri ile ülkemizin eşsiz güzelliklerine sahip Ege yöresinin doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini yerinde görmek ve incelemek üzere 30 Mayıs 2015 Perşembe günü yolculuğa başladı.

İlk durak Kaklık Mağarası, Pamukkale Travertenleri ve Hierepolis oldu. Daha sonra bu güzelliklerden ayrılarak konaklayacağımız Kuşadası’ndaki otelimize doğru yola çıkıldı.

2. gün Meryem Ana Manastırı, Efes Harabeleri gezilip görüldü. Ardından Şirince Köyü ve Pamucak gezildi. Akşam otelin sosyal tesislerinde ve havuzunda eğlenildi.

3. gün sabah erkenden Davutlar Milli Parkı’na gidildi. Güzelçamlı’da konaklanarak ve Yunan Adaları seyredildi. Güzelçamlı’dan sonra Alacatı’da öğle yemeği yenildi ve sonra Çeşme’ye gidildi. Yolun sonunda İzmir vardı. Önce Kadifekaleye çıkılarak İzmir tepeden seyredildi sonra İzmir Konak meydanında toplu fotoğraf çektirildi. Oradan vapura binip Karşıyaka’ya ulaşıldı. Akşam yemeği orada yenildi. Yemek sonrası Ankara’ya dönüş başladı. Dolu dolu yaşanan üç günlük gezinin ardından izlenimlerimizi paylaşıyoruz. Hayatımızda unutulmayacak güzellikte bir gezi yaşamış olduk.

Gezi İnceleme Turizm Tanıtma Kulübü

 

Şebnem SARI, 8 E

Hepimiz çok heyecanlıyız. Otobüslere doluşmuşuz; bir yandan yola çıkmayı beklerken, bir yandan da kafamızı “Gezi nasıl geçecek acaba?” gibi sorular kurcalıyor. Nihayet yola çıkıyoruz.  Zaten gezi için sevinçli ve heyecanlıyız; arkadaşlarımızla birlikte olduğumuz için ayrı bir coşku doluyor içimize ve araçta kahkahalarımız yankılanıyor. Uzun bir yolculuktan sonra sabah saatlerinde Denizli’ye varıyor, kahvaltımızı yaptıktan sonra Kaklık Mağarası ve şu meşhur Pamukkale’ye gidiyoruz.  Sizi bilemeyeceğim ama travertenlerin suyu ergenlik sivilcelerine iyi geliyor dediler, ben resmen bütün suyu yüzüme boşalttım. Umarım geçektir, o kadar umutlandım yani. Neyse, ben size geziden bahsetmeye devam edeyim.  Sonra, Pamukkale etrafında kurulmuş olan Hierapolis antik şehrinin harabelerini geziyoruz. Öğle yemeğinden sonra da Kuşadası’na gidiyor, günün devamını oradaki otelimizde dinlenerek geçiriyoruz. Ertesi gün sabah saatlerinde yola çıkıyor ve Ege’nin güzelliklerini keşfetmeye devam ediyoruz: Apollon Tapınağı, Meryem Ana Manastırı, Efes Harabeleri, Altınkum kumsalı… Üçüncü gün ise çok yoğun ama bir o kadar da güzel.  Sabah çok erken yola çıkıp Davutlar Milli Parkı’nda vakit geçirdikten sonra ünlü Şirince Köyü’ne gidiyoruz. Tabiri caizse, buradaki dükkânları bir güzel yağmalayıp Alaçatı’ya hareket ediyor ve buranın meşhur kumrusunu yiyoruz. Sonra Alaçatı pazarında alışverişe çıkıyoruz ve çok da eğleniyoruz; Alaçatı’nın keyfini çıkarıyoruz anlayacağınız.  Ondan sonra Çeşme’nin rüzgârlı havasında damla sakızlı dondurmasından tadıp İzmir’i turluyoruz. Ve en son biz Ankaralıların hiçbir zaman yapamayacağı bir şeyi gerçekleştiriyoruz: Vapurla Karşıyaka’ya geçerken denizin güzelliğine kaptırıyoruz kendimizi.  Karşıyaka’da akşam yemeğimizi yedikten sonra Ankara’ya doğru yola çıkıyoruz. Hepimiz yine otobüslerimizin koltuklarında arkaya yaslanırken ufuğa gözlerimizi dikmişiz, Ankara’nın gözükmesi umuduyla. Ve hepimizin farklı deneyimler kazandığı, keyifli ve bilgilendirici Ege gezisinin ardından güzel bir anılar kaldı geriye.

 

 

Resimler için facebook adresimizi ziyaret edebilirsiniz.

20150501_091147