Çocuğum Yemek Yemiyor

Her anne çocuğunun düzenli yemek yemesini ve yemek ayırt etmemesini ister. Bu nedenle ebeveynler çocuğun sağlıklı olması için gerekli olduğundan beslenme konusunda oldukça ısrarcı davranırlar. Çocuğun çok yemek yemesi gerekir düşüncesiyle hareket ettikçe de çocuklara daha çok yemeleri konusunda sürekli çaba gösterirler ve çocuk yemeyi çeşitli nedenlerle reddettiğinde kendilerini kötü, başarısız bir anne olarak görürler. Bu davranış ısrarla devam ettikçe çocuk annesinin bu konudaki zaafını hisseder ve yeme davranışını anneye karşı kullanmaya başlar, başkaları kolayca yedirebilirken anne çok sıkıntı çekmeye başlar. Yedirme sırasında annenin üzüldüğünü veya sinirlendiğini hissettikçe çocuk davranışını devam ettirir. Olayı çözecek davranışın, olayı başlatan kişiden, anneden gelmesi gerekmektedir. Ama yaşanan gerginlik anneyi esir almışa anne çözüm bulmayı düşünemeyebilir.

Çevredekiler, özellikle de kendi anne- babaları, büyükleri ve diğer büyükler tarafından gelen “ Bu çocuğa yemek yedirmiyor musunuz? , “ Aç kalıyor bu çocuk, hasta olacak”, “Bu kadar az yerse bu çocuk büyümez”, gibi yorumlar, ebeveyni bir yandan kızdırırken bir yandan da üzmekte, kendilerini suçlu, kötü, başarısız bir anne- baba olarak hissetmelerine yol açmaktadır.

 


Bu duygu ve düşüncelerle dolan anne- baba zorlu ve kaybetmeleri neredeyse kesin olduğu bilinen ( ancak onların fark edemedikleri) bir mücadeleye başlarlar. “hadi yavrum, yesene” “bak bu son lokma, hatırım için ye”, tarzı cümleler yemek masasını süslemeye başlar. Elinde tabakla çocuğun arkasından koşuşturmak, ilgisini çekebilecek hikayeler anlatmak, vaatlerde bulunmak ve tüm bu çabalara rağmen çocuk halen yemiyor, ağzında tutuyorsa sinirlenmek, bağırıp çağırmak, çocuğa cezalar vermek, hatta bazen vurmak… Çocuğa yararlı olması için harcanan tüm bu çabalar, hüsranla sonuçlanabilmektedir.

Çocuk yine yememiş olur, anne baba çok sinirlidir, belki de birbirleriyle tartışmaya başlamışlardır, evde huzursuzluk hakimdir. İş inada binmeye başlar, çocuk bazen boyun eğip bir- iki lokma yese de çoğunlukla yediğini ağzında tutar, kusar, tükürür. Bir sonraki yemek saati için bıçaklar bilenmeye başlanmıştır, her iki taraf çeşitli önlemler almaktadır.

TAVSİYELER

Çocuğun büyüyüp gelişmesi için gerekli olan tek şeyin yiyecekler olmadığını hatırlayın. Çocuk sevgiyle, şefkatle, ilgiyle de beslenir. Çocuğunuzun sağlıklı gelişmesi için çok yemesi gerekmez, dengeli beslenmesi yeterli olacaktır. Çocuğunuzu diğerleriyle karşılaştırmayın, her bünyenin gereksinimi ve büyüme hızı farklıdır. Aç olan çocuk eninde sonunda yemek ister, onun kendinin aç olduğunu fark etmesine izin verin. “şunu yer misin, bundan da ister misin, belki bunu seversin” gibi sorulardan uzak durun.

Çocuğunuzu yemeğini masada oturup yemesi için teşvik edin. Yemek masasını sıkıntılı değil de aile üyelerinin günlerini nasıl geçirdiklerini anlattıkları, sohbet ettikleri bu arada da hep beraber yemek yedikleri bir yer olmasına çalışın.

Sadece öğününde yemek teklif edin, yemek aralarında atıştırmalarına izin vermeyin, zaten küçük olan mideleri çabuk doyuran bu abur- cuburlarla dolacak, açlık hissi ortadan kalkacaktır.

Yemek seçimiyle ilgili olarak, onun için besleyici olduğunu düşündüğünüz yiyeceklerden evde olanlar arasında seçim yapmasını isteyebilirsiniz, seçtiği halde yemediği yiyeceği bir başka öğünde tekrar deneyebilirsiniz. Yemek sırasında ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin belli etmemeye çalışın. Dolu tabağı gayet sakin bir şekilde çocuğunuzun önünden alın ve gülümseyerek sohbetinize veya yapacağınız şeye devam edin.

Yemeğini yemediği için çocuğunuzu cezalandırmayın veya yediği için ödüllendirmeyin.

Yemeğini yemesi için ısrarcı olmayın, sözler vermeyin, hikâyelerle dikkatini dağıtıp ağzına yemeği tıkmayın.

Yemeklerin hepsini birbirine karıştırıp hızla yedirmeye çalışmayın. Bırakın sırasına kendi karar versin. Kendilerine ait bir yemek zevklerinin gelişmesine olanak tanıyın.

Yemek sofrada yenir, elinizde tabak oda oda dolaşmayın.

Yemek işini inada bindirmeyin, bu yolla çocuğunuzun sizin üzerinde egemenlik kurmasına izin vermeyin.

Yemek saatinde evde değilseniz, çocuğunuzu gördüğünüzde ilk sorunuz “yemeğini yedin mi?” veya “ne yedin bu akşam?” olmasın, çocuğunuzun diğer yaptıkları da sizi en az yemesi kadar ilgilendirsin. Ayrıca da can sıkıcı bir konu açarak günü geri kalan kısmında sıkıntı yaşamanız ikiniz açısından da kötü olacaktır.

Çocuğunuzun yemeyle ilgili sorununu onun duyabileceği yerlerde başka kişilerle paylaşmayın, çocuğunuz bu olaydan iki şeklide etkilenir. Hem kendinin bile tam anlamıyla farkında olmadan yaptığı ilgi çekebilme işini yemeyerek başardığını algılar, hem de sizi üzmekten dolayı kendi kötü çocuk olarak hisseder. Zaman zaman da size kızdığında sizi cezalandırmak için yemeği kullanılır hale gelir.
Unutmayın ki; iyi anne- baba olmak çocuğunuzu iyi gıdalarla beslemekten geçmiyor. Çocuğunuzla aranıza hiçbir şeyin- yiyeceklerin bile- girmesine izin vermeyin, açığı sonradan kapatılamayan tek şey sevgidir- güvendir.