Evrensel Kolej

PDR Meslek Seçimi

SINAV KAYGISI NEDİR?

Kaygı, kişinin herhangi bir uyaranla karşılaştığında yaşadığı, bedensel, zihinsel ve duygusal değişimlerle kendini gösteren uyarılmışlık halidir. Kişinin yaşamını sürdürebilmesi ve yaşamdan zevk alabilmesi için gerekli bir duygudur. Kaygının belli bir düzeyde olması normaldir. Orta düzeydeki kaygı motive etme, istek duyma, karar alma, alınan kararlar doğrultusunda harekete geçme ve dolayısıyla bireyin performansını yükseltme açısından yardımcı olur. Ancak kaygı çok yoğun olduğunda birey, enerjisini verimli bir biçimde kullanamaz.. Potansiyelini tümüyle kullanamaz ve istenen performansa erişemez.

Kaygının hiç olmadığı durumlarda ise birey yapacağı işe motive olamaz. Bu tür durumlarda istek oluşmadığından sonuç genellikle olumsuz olur.

 

Sınav öncesinde öğrenilmiş bilginin, sınav sırasında etkin bir biçimde kullanılmasına engel olan ve dolayısıyla başarının düşmesine yol açan yoğun kaygıya sınav kaygısı denir. Öğrencinin sınav esnasında potansiyelini tam olarak ortaya koyamaması durumudur.

Sınav öncesi ya da sınavlarda gerginlik ya da heyecan hissetmek doğaldır. Bu durum neredeyse her öğrencinin yaşamış olduğu bir duygudur ve sınava hazırlanmak için motive olmayı, sınav sırasında sınavı başarmaya yönelik isteğin olmasını sağlar. Sınav kaygısının normal kaygıdan farkı ise daha şiddetli olmasıdır. Yardımcı ve motive olmaktan çok, zarar verir. Kaygı düzeyi sınav sırasında öğrenciyi engelliyor ve performansı olumsuz yönde etkiyorsa sınav kaygısından bahsedilebilir.

Sınav kaygısı ders çalışmayı engeller. Öğrenilmiş şeyin gösterilmesini ve kendine güveni azaltır. Bu kaygıyı yaşayan öğrenciler yaklaşan sınavlarla ilgili sürekli bir kaygı duyar. Sınav sonuçları açıklanınca endişelenir.

 

SINAV KAYGISININ NEDENLERİ

Sınav kaygısının, kaynakları ve ortaya çıkış şekilleri açısından farklılıklar gösterebilir. Öğrenci, sınava tam olarak hazırlanmamışsa, kendini başkalarıyla karşılaştırıyorsa, geçmiş sınavlarında genellikle başarısız olmuşsa, sınav kaygısı yaşayabilir. Ayrıca kişi; çevresindeki önemli kişileri memnun etmeye çalışabilir, onların kendisinden büyük beklentiler içerisinde olduğunu düşünebilir. Sonuç olarak öğrencinin deneyimleri ve inanışları, sınav kaygısının ne düzeyde ortaya çıkacağını belirler.

Anne babanın yargılayıcı ve küçük düşürücü tutumları, çocukta kaygı ve güvensizlik duygularının oluşmasına neden olur. Yargılamanın ve eleştirinin yoğun olduğu bir çevre çocukta kaygı yaratır. Aynı zamanda çocuğun yakın çevresinde kaygılı insanların olması çocukta kaygıyı geliştirir. Kendileri kaygılı olan anne babalar farkında olmadan bu kaygıyı çocuklarında yaratır.

Sınav öncesi yeterince çalışmamak ve zamanı verimli kullanmamak sınav kaygısının bir başka nedenidir. Bu kaygıyı yaşayan öğrenciler sınava hazırlanmaya çok geç başlarlar. Bundan dolayı konuları yetiştiremezler. Konuları tekrar etme fırsatları olmaz. Çok konu ve az zaman sınav kaygısı yaratır.

Düzensiz bir yaşam tarzı sınav kaygısı yüksek olan öğrencilerde belirgindir. Uykusuzluk ya da çok uyuma, aşırı kahve, sigara, alkol tüketimi, sınav öncesi yeterince dinlenmemek diğer sebeplerdendir.

 

OLUMSUZ DÜŞÜNCE BİÇİMİ

Sınav kaygısını ortaya çıkaran ya da yoğunlaşmasına neden olan olumsuz, gerçekçi olmayan düşüce ve imajlardır. Ders çalışma sırasında, sınava girmeden önce, sınavda iken, kişinin o sırada aklından geçen düşünceler kaygının artmasına ya da azalmasına neden olur. Eğer kişi o sırada olumsuz düşünürse kaygısı artar. Öğrencilerin bu durumlarda en çok düşündükler, o sırada aklında geçen düşünceler şunlardır.

Kendi performansıyla ilgili olumsuz beklentiler.

“Bu sınavda başarılı olamayacağım, yetersizim” gibi

En kötü senaryoyu aklına getirme.

“Bu sınavdan başarısız olacağım ve kesinlikle sınıfta kalacağım”

Bedensel belirtilerle ilgili olumsuz beklentiler.

“Yine terleyeceğim, midem bulanacak”

Bedensel belirtileri yanlış yorumlamak

“Kalbim hızlı hızlı atmaya başladı, eyvah ne yapacağım, yine bilemeyeceğim”

Kendisini başkasıyla kıyaslama

“Sınıftaki herkes benden yüksek not alacak”

Genelleme yapmak.

“Eğer bu sınavda başarısız olursam, bütün hayatımda başarısız olurum”

 

SINAV KAYGISININ ETKİLERİ

Sınav kaygısı öğrenilen bilgilerin kullanılmasını, transfer edilmesini engeller. Birey okuduğunu anlamada ve düşüncelerini organize etmede zorluk yaşar. Okuduğu şeylere dikkatini veremez. Dikkat etmede bir azalma olur. Bilgilerin hatırlaması güçleşebilir. Sınav sorularını anlayamama, bildiği soruların yanıtlarını unutma, bildiği konulardan düşük not alma, sınavdan sonra tüm yanıtları doğru biçimde hatırlamada güçlük yaşayabilir.

 

SINAV KAYGISIYLA BAŞ ETME

Sınavdan önce

* Sınav kaygısı ile baş etmenin ilk şartlarından biri sınava iyi bir şekilde hazırlanmaktır. Çünkü genelde öğrenciler en çok bildikleri, kendilerine en çok güvendikleri derslerde en az kaygı yaşarlar.

* Sınava planlı ve programlı bir şekilde hazırlanmak gerekir. Programınızı düzenli bir şekilde çek edin. Sınava hazırlanmaya birkaç gün önce başlanması sınav kaygısını azaltır.

*Sınava hazırlanma süreci varsa bu süreçte dinlenme ve beslenmenize dikkat edin. Aşırı yorgunluğa kaçmadan spor yapın. Tv izlemeye ya da bilgisayara çok zaman ayırmayın. Sınava çalışmayan arkadaş çevresinden uzak durun.

*Tekrar etme hem öğrenme hem de öğrenilen bilgilerin pekişmesi için çok önemlidir. Tekrarı sınavdan önceki günlerde yapmak gerekir. Sınavdan hemen önce tekrar yapmak iyi değil. Çünkü öğrenilen bilgilerin karıştırılmasına neden olur.

*Sınav öncesi, sınavla ilgili bilgi sahibi olunmalı. Sınav yerini, başlama saatini, sınav süresini ve ek süre verilip verilmeyeceğini öğrenin. Sınavın nasıl olacağını, nasıl puanlanacağını ve hangi konulardan sorumlu olacağını öğrenin. Bunun için ders öğretmeninden bilgi alabilirsiniz.

*Sınavla ilgili kaygı oluşturacak kişi ve ortamlardan uzak durun.

*Sınav binasına yabancıysanız, sınav gününden önce sınav salonuna gidip görmek iyi olacaktır.

*Sınav salonunda terleyebileceğinizi ya da üşüyebileceğinizi düşünerek uygun giysiler seçin.

*Sınavdan önce deliksiz bir uyku uyuyun, dinlenin. Yediklerinize dikkat edin. Sınavdan önce doktor tarafından önerilmeyen bir ilaç kullanmayın.

*Sınav kaygınızı kabullenin ve onu pozitif enerjiye çevirin.

*Kendinize güvenin. Verdiğiniz emeğin size geri dönüşü olacağını unutmayın.

Sınav sırasında

*Sınav esnasında belli düzeyde gerginlik yaşamak normaldir. Bedensel belirtiler olduğunda bunları hemen “Eyvah yine mi aynı şey olacak yine mi hatırlamayacağım” şeklinde yanlış yorumlamak yerine daha pozitif düşünmeye çalışın.

*Sınava başlamadan önce yavaş, kontrollü birkaç derin nefes alınmalı ve rahatça bırakılmalı. Alıp verdiğiniz nefesin hareketine konsantre olun.

*Rahatladıktan sonra soruların sayısını ve türünü öğrenmek için sınavın tümüne hızlıca göz gezdirmelidir.

*Her soru için bir zaman sınırı belirleyin. Zaman hesaplamalarınızı kâğıdın kenarına yazın. Belirlediğiniz zaman biterse bir sonraki soruya geçin.

*Daha sonra sorular dikkatlice okunmalıdır. Anahtar sözcükler daire içine alınmalıdır.

*Öncelikle en rahat cevaplanabilecek bölümden ya da sorudan başlanmalı.

*Sınav süresince acele edilmemelidir. Çünkü acele etmek daha çok endişelendirir.

*Tüm soruları yanıtlayın. Açıkça yanlış olduğunu fark etmedikçe hiçbir zaman yanıtlarınızı değiştirmeyin. Yanıtlarınızı kontrol ettikten sonra kalan sürenizde bilmediğiniz sorular için geri dönün.

*Sınav sırasında dikkatinizin dağıldığını hissettiğinizde kasıtlı ve güçlü bir biçimde dikkatinizi zihninizdeki düşüncelerden uzaklaştırıp önünüzdeki soruya yönlendirin. Doğru nefes alıp vererek rahatlayın.

*Sınavda diğer öğrencileri gözlemlemekten kaçınmak gerekir. Çünkü onların hızlı olduklarını düşünmek kaygıyı arttırabilir.

Sınavdan sonra

*Sınav sonrasında başarısız olunan konular tespit edilip eksiklikler ve yanlışlıklar üzerinde durulmalıdır.

*Yanıtlar ya da değerlendirme sonuçları incelenerek, en iyi ve en zayıf olduğunuz soru tiplerine bakın. Yanlış ya da eksik bilgilerinizin nereden kaynaklandığını inceleyin. Zamanı doğru kullanıp kullanmadığınızı düşünün ve hatalarınızdan ders çıkarın ve daha sonraki sınavlarınız için olumlu bir bakış açısı belirleyin.

*Bir sonraki sınavda başarılı olmak için neler yapılması gerektiği planlanmalı ve bunlar uygulamaya geçirilmelidir.

*Sınavdan sonra çok çalıştığınız için kendinizi ödüllendirin.

SINAV KAYGISINI GİDERMEDE AİLEYE ÖNERİLER

*Öncelikle çocuğunuza bu zorlu dönemde “sen benim için değerlisin ve önemlisin” mesajını verin. Sınavda başarılı olmasının her şey demek olmadığını ve başarısızlığının her şeyin sonu olmadığını ifade edin. Çocuğunuza sınavların sonucu ne olursa olsun onu sevdiğinizi ve onun yanında olacağınızı hissettirin.

*Çocuğunuzu iyi tanımalısınız, ona güvenmelisiniz ve kapasitesine göre beklentilere girmelisiniz. Gerekirse uzmanlardan yardım alınmalı, olması gerektiği gibi değil olduğu gibi değerlendirilmelidir.

*Ailede demokratik bir ortam olmalıdır. Çocuk, duygu ve düşüncelerinin rahatlıkla size anlatabilmelidir. Bunun için birlikte hoş ve eğlenceli vakit geçirebileceğiniz ona özel zamanlar ayırın. Böylece kendine güveni daha da artacak ve zorluklara dayanma gücü yükselecektir.

*Çocuğunuzun iyi olduğu konularda onu cesaretlendirin, gayretlerini ve değişimini destekleyin. Yaptıklarının yetersiz olduğunu görmek yerine; yaptıklarını takdir etmeli, yapılması gerekenleri ise yeni hedefler olarak önüne koymalıdır. Bu, çocuğunuzun güven duygusunu pekiştirecek ve “yapabileceğine, başarabileceğine”” ilişkin inancını artıracaktır. Programını çek etmede ona destek olunmalıdır.

*Çocuğunuz için huzurlu ve rahat bir çalışma ortamı sağlayın.

*Tehdit edici, suçlayıcı ve eleştirel bir tutumla yaklaşıp değerlendirme yapmayın.

*Çocuğunuzu kendinizle, kardeşleriyle ya da akranlarıyla kıyaslamayın. Sen niye ……. gibi değilsin? O çok çalışıyor. Sen niye çalışmıyorsun? gibi yaklaşımlar içinde olmayın.

*Çocuğunuzun zekâsını sınavla ölçmeyin. Bu yapılabilecek en büyük hatalardan birdir. “Sen akıllıysan bu sınavı kazanırsın.” gibi yaklaşımlardan uzak durun.

*Çocuğunuza sınavların yaklaşmakta olduğunu sürekli hatırlatmayın.

*Sınav öncesinde çocuğunuzu kaygılandıran, telaşlandırıcı tavır ve davranışlardan kaçının.

*Çocuğunuzla birlikte yapacağınız planları, onun için düşündüğünüz şeyleri sınav sonuçlarına bağlamayın.

*Sınav öncesinde rahat uyuması, dinlenmesi ve yeterli beslenmesi için olanak sağlayın.

Baş ağrısı, uyku ve yeme sorunları, çarpıntı, terleme, titreme gibi kaygının fiziksel belirtilerinin artması, çabuk sinirlenme, sosyal iletişimde ciddi sorunlar, çalışma performansınızı etkileyecek düzeyde olumsuz düşüncelerin artması durumunda başarınız için psikiyatrik yardım almanız yararlı olacaktır.

 

Kaynak : http://www.kendinigelistir.com/sinav-kaygisi-ve-sinav-kaygisiyla-basetme/#ixzz4nwF2XVJS

PDR Anne Babalara Öneriler

ANNE BABALARA ÇOCUK YETİŞTİRMEDE ÖNERİLER

  • Çocuklarınız sürekli bir büyüme ve değişme içindedir.Sizin çocuğunuz olsa da sizden ayrı bir kişilik geliştirmektedir.Onu tanımaya ve anlamaya çalışın.
  • Çocuğunuz,yaşamı deneme yanılma oluyla öğrenir.Ona ayak uydurmakta zorluk çekebilirsiniz.Onları oyunda, arkadaşlıkta ve uğraşlarında özgür bırakın.Onu her yerde ve her zaman koruyup kollamayın.Onu, küçük diye şımartmayın.O zaman çocuğunuz hep çocuk kalmak ister.Çocuksu davranışlar sergiler.
  • Her istediğini , istediği zaman elde edemeyeceğini ona öğretin. Ona boş vaatlerde bulunmayın,söz vermeyin. Sözünüzü tutamazsanız sizlere olan güveni azalır.Çocuğunuzun isteklerine karşı kesin ve kararlı davranmaktan çekinmeyin.
  • Olumsuz davranışlarında onu sınırlayın.Koyduğunuz kuralları ve yasakları ona, “aile kuralı” olarak benimsetin.Çünkü hiç kısıtlanmayan çocuklar ne yapacağını şaşırırlar.Ona karşı tutarsız davranışlar sergilemeyin.Çünkü onlar, tutarsız davranışlarınız karşılığında hem bocalar hem de tutarsızlıklardan yararlanırlar.
  • Çocuğunuza sürekli nasihat vermeyin.Onlar nasihatinizden daha çok davranışlarınızdan etkilenirler.Bununla beraber yanlış yapmaktan ve çocuğunuz karşısında yanlışınızı kabul etmekten korkmayın.Çünkü çocuklar, yanlışları çabuk unutup doğruları öğrenebilirler.
  • Çok konuşup çok bağırmayın. Çünkü onlar yüksek sesle konuşulanları pek duymazlar.Yumuşak ve kesin sözler, onlarda daha çok iz bırakır. “ Ben senin yaşında iken ….” sözlere asla kulak asmazlar.
  • Çocuğunuzu kendinizle özdeşleştirmeyin.Onu olduğu gibi kabul edin.Yanılma payı bırakın. Küçük yanılgılarını büyük suçmuş gibi değerlendirmeyin.Olumlu davranışlarını takdir etmeye özen gösterin.
  • Yaramazlıkları için onları kötü çocukmuş gibi yargılamayın. Yanlış davranışlarını düzeltin. Ceza vermeden önce mutlaka onu dinleyin.Suçunu aşalar cezalar vermeyin.Onu sevmemeyi kesinlikle ceza olarak kullanmayın.
  • Onu dinleyin.Çünkü öğrenmeye en yatkın olduğunu anlar,soru sorduğu anlardır.Açıklamalarınız kısa ve özlü olsun.Gerçekleri söyleyin.Soru sorma şevkini kırmayın ve özenle cevaplandırın.
  • Onları yeteneklerini üstünde işlere zorlamayın,başarabileceği işler için güdüleyin.Ona,güvendiğinizi belli edin, onu destekleyin ve çabasını övün.
  • Onu başkalarıyla karşılaştırmayın,umutsuzluğa kapılmasın.Yaşının üstünde olgunluk beklemeyin.
  • Bütün kuralları birden öğretmeye kalkmayın.Öğrenmesi için zaman tanıyın.Dürüst davranmadığı zaman ,çok fazla üstüne gitmeyin.Onu,yalan söylemeye sevk etmeyin.
  • Sizi çok bunaltsa da soğukkanlılığınızı yitirmeyin.Kızabilirsiniz, ama onu aşağılamayın, hakaret etmeyin .Özellikle yabancıların yanında onu eleştirmeyin, mahcup etmeyin.
  • Çocuğunuza karşı haksızlık ettiğinizi fark ettiğinizde, bunu ona açıklamaktan korkmayın.Açıklamalarınız,sizi ona daha çok yakınlaştırır.Bunu zayıflık olarak görmeyin ve kullanmasından korkmayın.
  • Çocuğunuza kendinizi,yanılmaz ve erişilmez olarak göstermeye çabalamayın.
  • Çocuğunuza zorla yemek yedirmeye çalışmayın.Yemek yedirirken rahat davranın ve sağlıklı yiyecekleri alternatif olarak sunun.Çocuğunuz onlar arasından seçimini yapacaktır.Çocuğunuzun eme isteğini yükseltin.Sevdiğinden emin olun olduğunuz yemek çeşitlerinden birini sofrada bulundurun.Yemek saatinden önce abur cubur şeylerle karnını doyurmayın.
  • Çocuklar, dövüşür,atışır ve kavga ederler. Kavgayı önleyemezsiniz ama onunla baş etme ya da en aza indirmek sizin elinizdedir.Çocuklarınız kavga ettiği zaman hakemlik yapmayın,”kim başlattı “ vb. sözlerle tartışmanın içine girmeyin.Onlara kavgalarla baş etme sorumluğu verin Odadan çıkın, onların sizi kullanmasına izin vermeyin.Ancak olayın kötüye gittiğini hissettiğiniz durumlarda araya girin.Unutmayın; olayın ne kadar dışında kalırsanız çocuklarınız da kendi aralarındaki anlaşmazlıkları çözmede o kadar yaratıcı olacaklardır.Birbirlerine sevgilerini göstermelerini ona öğretin.
  • Çocuğunuza bir şey yaptırtmak istediğinizde “yap “ gibi emir sözcükleri yerine “ yapar mısın ? ifadesini kullanmaya özen gösterin.Çünkü emir ifadeleri çocukta direnme ve isteksizlik yaratır.
  • Günlük programınızda sadece çocuğunuz için bir zaman ayırın.Ama unutmayın ki önemli olan zamanın uzunluğu değil niteliğidir.Onun için ayırdığınız zamanda onun seçtiği bir etkinliği, geziyi,oyunu birlikte yapın.
  • Çocuklar için en temel ihtiyaç sevgidir.Sevginizi sadece davranışlarınızla değil sözel olarak da ifade etmeniz onları mutlu edecektir.

Sayın anne,babalar lütfen çocuklarınıza “SENİ SEVİYORUM” demeyi unutmayın.

KAYNAK : Ana –Baba ve Çocuk                Prof.Dr. Haluk YAVUZER

Gerçekten beni duyuyor musun?            Leyla Navaro

Eğitim ve Psikoloji Rehberi                     Ömer Baldık

PDR NEDİR?

Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi (PDR) olarak, öğrencinin kendini tanıyan, çevresindeki olanakların farkında, karşılaştığı güçlükleri sorun haline dönüşmeden çözebilen ve doğru kararlar vererek özünü gerçekleştiren bir kişi olarak, iletişim becerilerine sahip, mutlu, sağlıklı ve yaratıcı bireyler yetiştirebilmeyi, sistematik ve profesyonel bir yardım hizmeti sunmayı amaçlıyoruz.
Deneyimli kadromuzla öğrencileri okula alıştırma (oryantasyon), onları tanıma, izleme çalışmalarını ve psikolojik danışma ve koruyucu bilgilendirme, sadece öğrenciyle değil, aynı zamanda öğretmen, idareci ve velilerle de iletişim halinde çalışmalarını sürdürmekte ve çalışmalarında gelişmiş rehberlik modellerinden yararlanmaktadır.

PDR Servisi Çalışma İlkeleri 
– GİZLİLİK
– GÖNÜLLÜLÜK
– SÜREKLİLİK
– KİŞİ HAKLARINA SAYGI
– BİREYİN DEĞERLİLİĞİ
– BİREYİN ÖZERKLİĞİ
– İLGİLİ KİŞİLERLE İŞBİRLİĞİ

Bu ilkeler doğrultusunda, çalışmalarını yürüten servisimiz, çağdaş rehberlik modellerinden yararlanmakta, okulumuzun ve toplumun gereksinimlerine göre çalışmalar planlamakta, öğrenci merkezli bir yaklaşım içinde hizmet vermeyi hedeflemektedir.

 

ÇALIŞMALARIMIZ;

Öğrenci Tanıma Çalışmaları

Öğrencilerin; psiko-sosyal ve akademik gelişimlerini izlemek, yetenek ve ilgi alanlarını tanımak, bunlara yönelik öğrenci ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalardır.
Öğrencilerle birlikte sınıf ortamında gerçekleştirilen etkinlikler yoluyla, öğrencinin psiko-sosyal gelişimi hakkında nitelikli ve geçerli bilgilere sahip olma fırsatı yakalanır. Sınıf öğretmenleriyle birlikte gerçekleştirilen bu çalışmalar sonrasında öğrencilerle ilgili bilgiler, branş öğretmenleriyle paylaşılır.
Uygulanan gelişim ve tanıma testleri ile öğrencinin gelişim düzeyi, kişilik yapısı ve aile ilişkileri hakkında bilgiler elde edilir.

Bireysel ve Grup Görüşmeleri

Öğrencileri daha yakından tanımak, yeteneklerini keşfetmek, bireysel özellikleri doğrultusunda gelişimlerini desteklemek amacıyla bireysel ve grup görüşmeleri yıl boyunca sürdürülmektedir.

Oryantasyon Çalışmaları

Anaokuluna başlayan tüm öğrencilere ve okulumuza yeni katılan öğrencilere yönelik oryantasyon çalışmaları yürütülmektedir. Bu çalışmalar kapsamında öğrencilerin merak ettikleri sorular, sistem değişiklikleri ve okul tanıtımı yapılmaktadır. Bunun yanı sıra okula uyumda güçlük yaşayan öğrenciler bireysel olarak takip edilmektedir.

Sosyal Beceri Çalışmaları

Arkadaşlık, iletişimi başlatma ve sürdürme, dinleme, paylaşma, yardımlaşma,işbirliği, uygun dokunma, öfke ile baş etme, çatışma çözme gibi konularda sosyal beceri çalışmaları bireysel ve sınıf düzeyinde yapılan etkinliklerle sürdürülmektedir.

Veli Görüşmeleri
Öğrencilerin gelişimlerini izlemek ve değerlendirmek amacıyla bireysel veli görüşmeleri yapılır. Öğrenciyi izleme amaçlı görüşmelerin dışında, sorun yaşandığı durumlarda ve ihtiyaç duyulduğunda velilerle işbirliği sağlamak amacıyla da görüşmeler düzenlenir.

 

 

Anaokulumuzun Yeni Yüzü

30 yıllık tecrübesi, yenilenen sınıfları ve eğitim öğretim programıyla Evrensel Kolej yine en iyisini sizlerin hizmetine sunmaktan büyük onur duyar.

5 ve 6 yaş sınıfları için Yenilikçi eğitim öğretim programları ile eğitirken geliştiren, eğlendirirken öğreten sınıf ortamlarımız sizleri beklemektedir.

Haydi Pikniğe!

Haydi Pikniğe!

Özel Evrensel Okulları öğrencileri, bütün bir yılın yorgunluğunu 8 Haziran günü Mogan Gölü kıyısında öğretmenleriyle birlikte doyasıya eğlendikleri bir piknikle attılar.

 

 

Evrensel’de Müzik Şöleni

Evrensel Okulları öğrencileri hazırladıkları müzik şöleninde, seslendirdikleri müzik parçalarıyla yeteneklerini sergilediler. Çeşitli alanlarda başarılı olan öğrenciler ödüllerini aldılar.

 

BİZİMLE ÇALIŞMAK İSTER MİSİNİZ?

Evrensel Eğitim Kurumları bünyesinde çalıştırılmak üzere aşağıda yazılı olan branşlarda “En az 5 yıl deneyimli öğretmen alınacaktır.” 

  • Türk Dili ve Edebiyatı
  • Matematik
  • Fizik
  • Kimya
  • Biyoloji
  • İngilizce
  • Tarih
  • Coğrafya
  • Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
  • Sınıf Öğretmeni

 

İlgilenenlerin şahsen okulumuza başvurmaları gerekmektedir.

Evrensel Eğitim Kurumları

Load More